Uluslararası Ceza Hukuku Derneği Başkanı Prof. Dr. John A.E. Vervaele: “Küresel Gözetim Dönemi Başladı”

Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi ile Hukuk Kulübü ve İstanbul Barosu işbirliğiyle düzenlenen “Avrupa ve Türk Hukukunda Kişisel Verilerin Korunmasına İlişkin Güncel Sorunlar” konulu uluslararası sempozyum, 2-3 Aralık tarihlerinde üniversitenin 26 Ağustos Yerleşimi’nde gerçekleştirildi.
Sempozyum, İstanbul Barosu Yönetim Kurulu üyesi Av. Prof. Dr. Serap Keskin Kiziroğlu, Uluslararası Ceza Hukuku Derneği Başkanı Prof. Dr. John A.E. Vervaele, Mannheim Üniversitesi Şirketler Hukuku Enstitüsü Direktörü Prof. Dr. Friedemann Kainer, Karşılaştırmalı ve Uluslararası Ceza Hukuku Max Planck Enstitüsü’nden Dr. Marc Engelhart, Lahey Üniversitesi’nden Dr. Elif Kiesow Cortez ve Lüksemburg Enstitüsü’nden Dr. Gavin Robinson gibi alanında uzman isimleri ağırladı.
Yaklaşık 1000 dinleyicinin katıldığı sempozyumda “İnternette Kişisel Veriler ve Big Data”, “Kişisel Verilerin Korunmasında Rıza”, “Kişisel Verilerin Korunması Hakkı Çerçevesinde Kamuya Açık Alanların Kamu Tüzel Kişileri Tarafından Video Kamera Aracılığıyla Önleyici Amaçla İzlenmesi”, “İstihbari Yöntemlerle Elde Edilen Verilerin Ceza Muhakemesinde Kullanılması” gibi kişisel verilerin korunmasına ilişkin çok sayıda güncel sorun tartışıldı.
“Hepimiz takip ediliyoruz, gözetleniyoruz”
Sempozyumda konuşan Uluslararası Ceza Hukuku Derneği Başkanı Prof. Dr. John A.E. Vervaele, dijitalleşen dünya ile birlikte klasik veri toplama süreçlerinden yıllar önce çıktığımızı anımsatarak çok daha bütüncül bir gözetim sisteminin içine girdiğimizi söyledi. Vervaele, “Hepimiz takip ediliyoruz, gözetleniyoruz. Küresel bir gözetim dönemi başladı” dedi. Dijital dünyada mahremiyetin ihlal edilerek verilerin toplandığı alanlara işaret eden Prof. Dr. Vervaele, bilgisayarlar ve akıllı telefonlarımızdaki çerezlere de işaret etti. Verveale, “Çerezlerle elde edilen verilerle kişinin kimliği kurgulanabilir ve davranışları öngörülebilir” dedi. “Bunun cezai hukukla ne ilgisi var” sorusunu soran Vervaele, şöyle devam etti:
“Dijital dünya sayesinde bireylerin tüm verilerine ulaşılabiliyor. Suç gerçekleşmeden riskin gerçekleşme olasılığı değerlendiriliyor.”
Bu verilerle suçun izlenmesi, önlenmesi ve risk değerlendirmesi konusunda karşımıza sorunlar çıktığını anlatan Vervaele, risk değerlendirmesinin çok geniş bir konu olduğuna ve içtihatların yetersizliğine işaret etti. İstanbul Barosu Yönetim Kurulu üyesi Av. Prof. Dr. Serap Keskin Kiziroğlu da İstanbul Barosu’nun her alanda olduğu gibi bu alanda da bütün dikkatlerini yoğunlaştırdığını ifade etti.
“Kurumsal Sorumluluğumuz Var”
Yeditepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Canan Aykut Bingöl ise dünyanın dijitalleşmesi ile birlikte kişisel verilerin korunmasına dair sorunların büyüdüğünü dile getirerek herhangi bir banka işlemi yapmaya çalışırken bile kişisel verilerin paylaşılmasının istendiğini hatırlattı. Prof. Dr. Bingöl şöyle devam etti: “Karşımızdaki bir bilgisayar olduğu için bunu onaylıyoruz. Dolayısıyla biz kişisel verilerimizi herkese veriyoruz. Peki, burada haklarımız nedir? Bizim adımıza herhangi bir yerde herhangi bir işlem yapıldığında kendimizi nasıl koruyacağız? Ve aslında kendimizi bu dijitalleşen dünyada nasıl koruyacağız? Kurumsal anlamda da örneğin üniversitemizde 25 bin kişi var. Biz, 25 kişinin kişisel verilerini de korumakla yükümlüyüz. Bunu nasıl sağlayacağız?”
Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sultan Tahmazoğlu Üzeltürk de, uluslararası sözleşmelerle birlikte kişisel verilerin korunması konusunun ülkemizde çok uzun yıllardır tartışıldığını belirterek 2000’li yıllarda kişisel verilerin korunmasına dair tartışmaların hızlandığını ancak 2016 yılında yasal bir zemine kavuştuğunu anlattı.

E-mail adresiniz yorumunuzda görünmez. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir